Buradasınız

Siber güvenlik riskleri deniz taşımacılığında GPS'in alternatiflerini aramaya yöneltiyor

Yönetici tarafından Sa, 2017-08-08 14:01 tarihinde gönderildi

Dünya ticaretine ilişkin taşımacılığın büyük çoğunluğu denizler üzerinden gerçekleşmektedir. Eskiden denizciler göksel (astronomik) seyir, parakete seyri, görsel kerteriz koyma vb. yöntemlerle denizin ortasında yerlerini ve yollarını bulurken, günümüzde sağladığı imkan ve rahatlıklar nedeniyle GPS (GNSS)'in bir bağımlılık haline geldiği söylenebilir. Bu nedenle günümüzde GPS'i kullanılamaz hale gelen bir geminin karaya oturma ve çatışma (diğer gemilerle çarpışma) ihtimali ortaya çıkmaktadır.

GPS (Global Positioning System) temel olarak tüm dünyayı kapsayacak şekilde uzayda belli mevkilere konuşlandırılmış uydular ve uzaydaki bu uydulardan yayınlanan sinyallere dayalı bir sistem. Uydulardan yayınlanan sinyaller içerisinde zaman ve sinyali gönderen uydu kimliği bilgisi kodlanmış durumda. Sinyali alan bir GPS alıcısı farklı uydulardan kendisine aynı anda gelen zaman bilgileri arasındaki farkı kullanarak kendisinin o uydulardan olan mesafesini ölçebilmekte ve yeterli sayıda ölçüm yaptığında o uydulara olan mesafesine göre dünya üzerindeki konumunu 3 boyutlu olarak hesaplayabilmekte. Daha çok uydudan sinyal alınabilmesi doğal olarak daha hassas hesap yapılmasına imkan sağlıyor. Temel mantığı basit ve zekice tasarlanmış bir sistem olduğu söylenebilir.

GPS aslında ABD menşeli bir sistem. Benzer bir sistem olan GLONASS (Globalnaya Navigatsionnaya Sputnikovaya Sistema) ise Rusya tarafından geliştirilmiş ikinci kuşak bir küresel uydu konumlandırma sistemidir. Bizim günlük hayatımızda daha çok "GPS" olarak kullanmaya alıştığımız bu teknolojinin kavramsal açıdan kapsayıcı genel tanımı GNSS (Global Navigation Satellite Systems). Bu kavramın Türkçe'de karşılığı ise "Küresel Uydu Konumlandırma Sistemi" veya "Küresel Uydu Seyirüsefer Sistemi" şeklinde ifade edilebilir.

Fakat GNSS sistemlerinin önemli bir zaafiyeti var; zaman bilgisini taşıyan GPS sinyalleri çok uzak mesafelerden (yaklaşık 20 bin km) geldiğinden oldukça zayıflar ve günümüzde çok da pahalı olmayan sinyal karıştırıcı cihazlarla kolayca bastırılığ karıştırılabiliyorlar.

Geçen yıl Güney Kore, Kuzey Koreli hacker'ların sinyal karıştırıcı kullanması sonrasında yüzlerce balık gemisinin limana erken geri döndüğünü açıklamıştı. Kuzey Kore ise iddiaları reddetmişti. Karadeniz'deki bir gemi ise, ABD Sahil Güvenlik Navigasyon Merkezi'ne GPS sisteminin bozulduğunu ve çevredeki 20 geminin de aynı durumdan muzdarip olduğunu iletmişti. Ayrıca ABD Sahil Güvenlik yetkilileri, 2014 ve 2015'te gemilerin GPS'leri sebebiyle faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldıkları iki olay yaşandığını açıklamıştı. Özetle günümüzde GPS karıştırmalarının sıradan bir olay haline geldiği söylenebilir. Doğrudan GPS kullanımı ile bağlantılı olmasa da A.P. Moller-Maersk'in bilişim sistemlerini vuran bir siber saldırı dünya genelinde birçok limandaki faaliyetleri engelledi ve gemi taşımacılığındaki siber saldırı risklerini yeniden gündeme getirdi.

Avrupa menşeli olarak geliştirilen Loran-C sistemi gibi karasal radyo dalgaları ile çalışan alternatif konumlandırma sistemlerine yönelik projeler mevcut. Ancak bunlar henüz GPS/GLONASS kadar geniş bir alanda etkili değiller ve hassasiyetlerinin de artırılması gerekiyor. Loran-C sisteminin konumlandırma konusunda yeterince etkin olmaması nedeniyle, İngiltere, İrlanda ve diğer Avrupa ülkeleri kara bazlı olan eLoran sistemi üzerinde çalışıyorlar. eLoran’ın açılımı Long Range (Uzun Menzil) olup, dijital uzun dalga radyo sinyalleri vasıtası ile çalışıyor. Güney Kore de eLoran üzerinde çalışıyor. Rusya’da kullanılan Chayka seyir sistemi, Loran-C gibi karasal radyo dalgaları ile çalışan bir konumlandırma sistemi. Rusya da benzer şekilde demode olan Chayka sistemini eChayka olarak elektronik bir hale getirerek değiştirmeyi hedefliyor. ABD de benzer çalışmalar sürdürüyor.

Avrupa’da kullanılan Galileo isimli uydu temelli konumlandırma sistemi aldatmaya karşı bazı önlemler barındırsada, GPS ve Global Navigation Satellite Systems (GNSS) gibi o da zayıf sinyaller kullandığından sinyallerin baskılanması nispeten kolay. İkinci Dünya Savaşı sırasında bulunan loran (long range navigation) adlı teknolojinin ardılı olan eLoran’ın sinyali ise GPS'e göre 1,3 milyon kat daha güçlü olduğu için jammer kullanımını zorlaştırıyor.

Karasal sistemlerin dezavantajı belirli bir bölgeye odaklanabilmeleri ve en azından şimdilik dünya genelinde geçerli tek bir sistem olmaması. Yaygın olarak kullanılan GPS/GLONASS ve benzeri navigasyon sistemerine yönelik siber saldırı risklerinin artması ve yaşanan olaylar da dikkate alındığında; farklı frekanslarda daha güçlü sinyaller kullanan, sinyal karıştırmasına (jammin) ya da aldatma (spoofin) yapılmasına (farklı konum bildirilmesi) karşı önlemler alınmış alternatif sistem arayışlarının güçlenmesi ve birden çok kaynaktan beslenebilen konumlandırma sistemi alıcılarına talebin artması çok doğal. Karasal sistemlere sistemlere yönelik çalışmaların başarılı olması ve Loran tipi navigasyon sistemlerinin yaygınlaşması halinde, diğer ülkelerin de bölgesel navigasyon sistemleri oluşturacağını tahmin etmek zor değil.